F-35 ve B-2’nin ‘Görünmezlik Sırrı’ Türk Mühendisten YÖK’e Ziyaret

Dünyanın en gelişmiş savaş uçaklarını radarlardan gizleyen teknolojinin mimarı Ergün Kırlıkovalı, Yükseköğretim Kurulu'nu ziyaret ederek Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısını ve gelecek vizyonunu değerlendirdi.
ANKARA – Dünyanın en gelişmiş savaş uçakları olarak kabul edilen F-35 ve B-2 Spirit’in radarlardan gizlenmesini sağlayan ‘görünmezlik kaplaması’ teknolojisinin arkasındaki dahi Türk bilim insanı Ergün Kırlıkovalı, Yükseköğretim Kurulu’nu (YÖK) ziyaret etti. ABD merkezli Integrated Polymer Industries şirketinin kurucusu olan Kırlıkovalı, havacılık sektöründe görünmezlik teknolojisinin mimarı olarak tanınıyor.
1980’li yıllardan bu yana radar sinyallerini emen polimerler üzerine yoğunlaşan Kırlıkovalı, B-2 Spirit stratejik bombardıman uçağının tek malzeme tedarikçisi olarak görev aldı. 2006 yılından itibaren ise F-35 Lightning 2 uçaklarının radarda görünmemesini sağlayan kaplama teknolojisinin geliştirilmesinde kilit rol oynadı.
‘TÜRKİYE’NİN SAVUNMA SANAYİSİ MUHTEŞEM BİR İLERLEME KAYDETTİ’ Kırlıkovalı, Türkiye’nin savunma sanayisindeki önemli atılımına dikkat çekerek, ziyaretleri kapsamında TUSAŞ, KAAN ve ASELSAN gibi kurumları gezdiğini belirtti. Bu ziyaretlerden büyük etkilendiğini vurgulayan Kırlıkovalı, “Müthiş buluşlar var. Türkiye sadece gördüğünü taklit etmiyor, üzerine koyuyor. Özellikle insansız hava araçları (İHA) alanında küresel ölçekte bence bir numaraya oturdu” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin bu alanda kararlılıkla ilerlemesi gerektiğini ve inovasyon ile yaratıcılığın birbirini besleyen süreçler olduğunu sözlerine ekledi.
‘ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ DAHA DA GÜÇLENMELİ’ Türkiye’deki üniversitelerin savunma sanayisi başta olmak üzere diğer sanayi dallarına önemli katkılar sunma potansiyeline sahip olduğunu belirten Kırlıkovalı, “Üniversitelerdeki bilgi ve insan kaynağı, üniversite-sanayi iş birliği için büyük fırsat. Bu beyin gücünü sanayinin ihtiyaçlarına daha etkin cevap verecek şekilde organize etmemiz gerekiyor. Daha güçlü ve sürekli iş birlikleri kurulabilir” dedi.
‘UYGULAMALI EĞİTİM MODELİ GELECEĞİN ANAHTARI’ YÖK’ün başlattığı ve öğrencilerin uzun süreli iş yeri deneyimi kazanmasını hedefleyen uygulamalı eğitim modelini de takdir eden Kırlıkovalı, bu yaklaşımın öğrenciler ve sektör için önemli kazanımlar sağlayacağını ifade etti. Üniversite öğrencilerinin Ar-Ge süreçlerine erken yaşta dahil edilmesinin, teknoparklar ve laboratuvarların daha etkin kullanılmasının inovasyonu hızlandıracağını vurguladı. Kırlıkovalı, Türkiye’nin savunma sanayisinde yalnızca ürün değil, aynı zamanda güçlü bir ekosistem inşa ettiğini ve bunun gelecek nesiller için önemli bir altyapı oluşturduğunu kaydetti.
BİLİM İLETİŞİMİNE ÖVGÜ
Yükseköğretim Kurulu’nun bilim iletişimi faaliyetlerini de öven Kırlıkovalı, gençleri bilimle buluşturmanın kitaplarla veya sadece anlatmakla sınırlı kalmaması gerektiğini, gerçek hayat tecrübeleriyle zenginleştirilmesi gerektiğini belirtti. YÖK’ün bilim iletişimi modelinin Türkiye’ye hızla yayılabilecek güçlü bir potansiyel taşıdığını sözlerine ekledi.
‘GENÇLER ÖĞRENMEYİ ÖĞRENMELİ’ Kırlıkovalı, gençlere seslenerek, üniversite eğitimini sadece ders geçmek için değil, hakikaten öğrenmek için değerlendirmeleri gerektiğini vurguladı. Üniversitenin öğrenmeyi öğrenme süreci olduğunu belirten Kırlıkovalı, asıl öğrenmenin mezuniyet sonrasında da devam ettiğini hatırlattı.




