Esra Yalınkaya: Eşinden Gelen Ölüm Tehditleriyle Yaşam Mücadelesi

İki çocuk annesi Esra, tehdit ve şiddetle yüzleştiğini anlattı.
Diyarbakır’da gördüğü şiddet nedeniyle eşiyle yaşadığı zor günleri geride bıraktığını düşünen Esra Yalınkaya (32), Manisa’ya taşınmak zorunda kaldı. İki çocuk annesi Yalınkaya, can güvenliğinin olmadığını belirterek, “Ölümle tehdit ediliyorum. Devletim sesimi duysun. İki yıldır boşanma davam sürüyor ama hâlâ sonuç yok” dedi.
2013 yılında Y.Y. (38) ile evlenen Yalınkaya, evliliği boyunca fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldı. Boşanma kararı alan Yalınkaya, ölüm tehditleri nedeniyle önce kadın sığınma evine yerleşti, ardından ailesinin yanına sığındı. Tehditlerin devam etmesi üzerine, ailesiyle birlikte şehir değiştirmek zorunda kalarak Manisa’ya yerleşti.
Manisa’da babasının evinde yaşamaya devam eden Yalınkaya, eşinin buraya kadar gelerek kendisini tehdit etmeye devam etmesi sonucunda şikâyetçi oldu. Y.Y., gözaltına alınıp tutuklandı; ancak daha sonra tahliye oldu. Elektronik kelepçe uygulanmasına rağmen Yalınkaya, eşi tarafından ölüm tehditlerinin sürdüğünü öne sürdü ve bu nedenle evden dışarı çıkamadığını ifade etti.
Yaşadığı korkuyu dile getiren Yalınkaya, “Daha önce Diyarbakır’da yaşıyordum; sürekli şiddet ve ihanet gördüm. Manisa’ya geldikten sonra bile peşimden geldi. Halen beni ölümle tehdit ediyor. Daha önce bir çifti peşime takarak beni öldürmek için tetikçi tuttu. Tüm ses kayıtlarını savcılığa ve polis merkezine sundum. Sosyal bir hayatım yok, kapım çaldığında korkuyorum. Ben de diğer kadınlar gibi ölmek istemiyorum” dedi.
Çocuklarını geride bırakmasına rağmen tehditlerin devam ettiğini ifade eden Yalınkaya, yaşadığı zor durumda iş yerinde de tehditler aldığını belirtti. “Can güvenliğim yok” diyen Yalınkaya, tehditlerin yalnızca kendisine değil, ailesine de uzandığını aktardı.
Yalınkaya, devletin sesini duymasını isteyerek şunları söyledi: “Yaklaşık 5 yıldır babamın evinde yaşıyorum. İki yıldır boşanma davam sürüyor. Karşı taraf, ‘Sen benim soyadımı taşıyorsun, benim namusumsun’ diyerek beni tehdit ediyor. Böyle bir hayat yaşamak istemiyorum. Onun dışarıda özgürce gezerken, ben dört duvar arasında yaşıyorum. Sesimi duyun, ‘Çocuklarımı bıraktım peşimi bıraksın’ diye ama hâlâ ölüm tehditleri alıyorum.”




