Erken Tanı ve Doğru Tedavi ile Kangren Riskini Azaltmak Mümkün

Kangren, doğru müdahale ile önlenebilir bir hastalıktır
İSTANBUL – Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Emre Selçuk, kangrenin geçmişte çoğu kez kazalarla ilişkilendirilirken, günümüzde diyabet ve damar tıkanıklığı ile sıkça karşılaşıldığını belirtti. Selçuk, “Kangren, ciddi bir hastalıktır ancak erken tanı ve doğru tedavi ile önüne geçilebilir. Yapılan araştırmalar, 2050 yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl yaklaşık 3 milyon insanın kangren nedeniyle uzuv kaybı yaşayacağını göstermektedir,” dedi.
Dünya genelinde diyabet ve damar tıkanıklığına bağlı kangren vakalarında artış olduğunu ifade eden Doç. Dr. Selçuk, “Kangren, aslında bacağın kalp krizidir. Eskiden trafik kazalarıyla anılırken, bu tablo günümüzde %60 oranında damar tıkanıklığı sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Ancak, erken tanı ile bu durumu değiştirmek mümkündür,” şeklinde konuştu.
Doç. Dr. Selçuk, geçtiğimiz yıllarda kangrenin en sık nedeninin travmalar olduğunu fakat artık bunun değiştiğini vurgulayarak, “Daha önce trafik kazaları ve iş kazaları kangrenin nedenleri olarak görülürdü. Ancak gelişen tıp ile birlikte günümüzde kangrenin %60’ı damar tıkanıklığına bağlı olarak gelişmektedir. İşte bu nedenle, damar tıkanıklığı yaşayan hastaların bir kısmı, erken müdahale ile bu durumdan kurtulabilir,” ifadelerini kullandı.
Kangrenin yavaş ilerlediğini belirten Selçuk, “Kangrene giden süreç genellikle aniden başlamaz. İlk değişiklikler yürüyüş sırasında hissedilen ağrılarla başlar. Hastalık ilerledikçe bacaklarda uyuşma, soğuma ve solukluk görülebilir. Daha ileri evrelere geçildiğinde ise ayak başparmakları ve topuklarda siyahlaşma ile yaralar belirebilir. Bu aşamalara ulaşmadan ya da tam bu aşamalarda hastalığın teşhis edilmesi, gerektiğinde damarların açılarak kan akışının yeniden sağlanması ile kangrenin etkilerinden korunmak mümkündür. Ancak hastalık ilerlemişse ve kangren oturmuşsa tek tedavi seçeneği amputasyondur,” dedi.
Kangrenin erken teşhisinin ne kadar önemli olduğunu belirten Doç. Selçuk, “Periferik damar hastalıklarının çoğu, erken tanı ve doğru müdahale ile kurtarılabilir. Tedavi seçenekleri arasında anjiyografik girişimler, cerrahi bypass operasyonları ve ilaç tedavileri yer almaktadır. Hibrit cerrahiler ise anjiyografik ve cerrahi yöntemlerin bir arada kullanılması ile daha etkin sonuçlar sağlamaktadır. Bu duruma ‘kritik bacak hastalığı’ adı veriliyor; çünkü kangren, bacağın kalp krizidir. Kalp damarları tıkandığında ağrı başlar, tedavi edilmezse hasar kalıcı olur. Aynı durum, bacak damarları için de geçerlidir. Bu nedenle erken tanı ve müdahale şarttır,” sözlerini ekledi.




