Dervişoğlu’ndan Kritik Uyarı: Meclis’in İtibarı Kaybetmesi En Büyük Güvenlik Sorunu

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de yaptığı konuşmada Türkiye'nin mevcut ekonomik ve siyasi durumuna sert eleştiriler yöneltti. Dervişoğlu, "Devlet egemenliğinin tek bir kişiye ve onun maiyetine bırakılması, tüm milletlerin en büyük milli güvenlik sorunudur. Bizim için de milletimizin hürriyetçi özünün yıpratılması, Meclisimizin itibar kaybetmesi en büyük güvenlik sorunudur" dedi.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada ülkenin gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olduğunu vurgulayarak, mevcut adalet sisteminin ve hukuk düzeninin bozulduğunu ifade etti. Adaletin yalnızca bir bakanlığın ismiyle sınırlı kaldığı bir durumda gerçek istikrarın sağlanamayacağını belirten Dervişoğlu, hukuk ve adaletin tesisi için harekete geçme zamanının geldiğini söyledi. İktidara gelmeleri halinde bozulan düzeni hukuk ve adaletle tamir edeceklerini dile getiren Dervişoğlu, bu hedef doğrultusunda 13-14 Haziran’da Ankara’da bir Hukuk Çalıştayı düzenleyeceklerini ve bu çalıştayın sonucunda Türkiye’nin hukuk devletine dönüş manifestosu ile İYİ Parti Hukuk Vizyon Belgesi’ni kamuoyuyla paylaşacaklarını duyurdu.
Ekonomik politikalara da değinen Dervişoğlu, hukuk devletinin hayata geçirilmesinin ekonominin önünü açacağını, zira sermayenin düzen, öngörülebilirlik ve güven aradığını belirtti. Cumhurbaşkanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı Yatırım Programı” adı altında sunduğu paketi eleştiren Dervişoğlu, bunun 25 yılın ağır bir faturası olduğunu savundu. 2026 yılı bütçesinin devasa bir kara deliğe işaret ettiğini ve bu yıl faize ödenecek tutarın 2,74 trilyon liraya ulaştığını belirten Dervişoğlu, bunun Cumhuriyet tarihinin en yüksek faiz yükü olduğunu söyledi. Bu borcun muhatabının millet olduğunu, ekmeğin ve aşın faiz lobilerinin sofrasına meze edildiğini ifade eden Dervişoğlu, yükü omuzlayan, vergiyi ödeyen ve akdin gereğini yerine getirenlerin el muamelesi, köle muamelesi ve müstemleke muamelesi gördüğünü dile getirdi.
Son günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in hedef tahtasına konulduğunu ancak iktisat politikasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yönettiğini öne süren Dervişoğlu, bilimsel temelden yoksun bu ekonomik deneylerin ağır faturasının milyonlarca hanenin mutfağından ve rızkından tahsil edildiğini belirtti. Sorumluluğu bürokratik kadrolara veya vitrindeki isimlere yükleme gayretinin hakikati örtemeyeceğini söyleyen Dervişoğlu, ekonomide yaşanan tahribatın, tüm yetkiyi kendisinde toplayan Erdoğan’ın şahsi eseri olarak tescillendiğini savundu. Erdoğan’a seslenen Dervişoğlu, “Mesele onu nasıl kullandığınızdır. Ey Erdoğan; bugün mühür sende ya, tarihin sayfalarına nasıl geçeceğine de sen kendin karar vereceksin. Ya Süleyman olacaksın ya da tarihe yeni Nemrud olarak yazılacaksın.” dedi. Erdoğan’ı Nemrudlaşmadan millet iradesine teslim olmaya ve seçim sandığını milletin önüne koymaya davet eden Dervişoğlu, tek çıkış yolunun parlamenter sisteme geri dönmek, meşvereti hakim kılmak ve milletin iradesine teslim olmak olduğunu vurguladı. Dervişoğlu, “Devlet egemenliğinin tek bir kişiye ve onun maiyetine bırakılması, tüm milletlerin en büyük milli güvenlik sorunudur. Bizim için de milletimizin hürriyetçi özünün yıpratılması, Meclisimizin itibar kaybetmesi en büyük güvenlik sorunudur.” ifadeleriyle sözlerini tamamladı.




