Çocuklarda Orta Kulakta Sıvı Birikmesi: İşitme Kaybı ve Sonuçları

Sıvı birikmesi, çocukların işitme ve gelişimini olumsuz etkileyebilir.
İSTANBUL – Çocuklarda sık görülmesine rağmen genellikle ağrı yapmadığı için ailelerin gözünden kaçabilen orta kulakta sıvı birikmesi, kalıcı işitme kaybı ve gelişim geriliğine yol açabileceği uyarısında bulunan Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Elşen Mehmetoğlu, “Tedavi edilmediği takdirde sıvı birikimi cerrahi müdahale gerektirebilir” dedi.
Çocukluk döneminde sık rastlanan bu durum, çoğu zaman fark edilmeden ilerleyebilir. Ağrı hissi yaratmadan seyrine devam eden orta kulakta sıvı birikmesi (efüzyonlu otitis media), çocukların işitme ve gelişim sürecini olumsuz etkileyebilir. Medipol Üniversitesi Esenler Hastanesi’nden Op. Dr. Elşen Mehmetoğlu, hastalığın nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler sundu.
Östaki borusunun çocuklarda daha kısa ve yatay olmasının, orta kulakta sıvı birikimini kolaylaştıran bir etken olduğunu ifade eden Dr. Mehmetoğlu, “Orta kulağın genizle bağlantısını sağlayan östaki borusu, bu hastalıkta kritik bir rol taşımaktadır. Üst solunum yolu enfeksiyonları, geçmişte yaşanan kulak enfeksiyonları, büyümüş geniz eti ve reflü, sıvı birikmesinin başlıca nedenleri arasında yer almaktadır. Özellikle kış aylarında sıklıkla karşılaşıyoruz. Sigara dumanına maruz kalmak da önemli bir risk faktörüdür” dedi.
Dr. Mehmetoğlu, orta kulakta sıvı birikmesinin en belirgin belirtisinin işitme kaybı olduğunu vurgulayarak, “Bu durum çocuklarda konuşma ve dil gelişimini geciktirebilir. İşitme azlığı, okul çağındaki çocuklarda ders başarısında düşüş ve davranışsal sorunlar yaşanmasına neden olabilir. Hastalık genellikle ağrı çıkarmadığı için aileler tarafından geç fark ediliyor. Tanı çoğunlukla kulak muayenesi ile konulmaktadır. 10 gün süren antibiyotik tedavisi çoğu zaman yeterlidir. Geçmeyen durumlarda antibiyotik kullanımının sürdürülmesinin faydası kanıtlanmamıştır. Özellikle viral enfeksiyonlara bağlı durumlarda antibiyotik kullanılmasına gerek yoktur. Alerjik durumlar mevcutsa antihistaminik ilaçlar, dekonjestanlar veya steroidli burun spreyleri önerilmektedir” şeklinde açıklamada bulundu.
Medikal tedaviye rağmen sıvının uzun süre devam etmesi, işitme kaybının artması ve kulak zarında yapısal değişikliklerin başladığı durumlarda cerrahi tedavi gündeme geldiğini belirten Dr. Mehmetoğlu, bu durumda kulak zarına ventilasyon tüpü yerleştirmenin önemli olduğunu söylerken, “Bu kısa süren ve genel anestezi altında yapılan işlem, çocukların işitme ve gelişim sürecinin korunmasında önemli bir rol oynamaktadır” dedi.




