Bolu’da Alperen’in Ölümüne İlişkin Adli Tıp Raporu Açıklandı: Ölüm Nedeni “Doğrudan Darbe”

13 yaşındaki Alperen Ömer Toprak'ın ölümüne neden olan olay sonrası yargılanan S.Ş.'nin davası devam ediyor.
Bolu’da bir parkta meydana gelen talihsiz olayda, 13 yaşındaki Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne yol açtığı iddia edilen S.Ş. (13) hakkında açılan davanın 3. duruşması gerçekleştirildi. Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapora göre, Alperen’in ölüm nedeni ‘doğrudan darbelere bağlı’ olarak belirlendi.
Olay, 12 Haziran tarihinde İsmetpaşa Caddesi üzerindeki Kültür Park’ta gerçekleşti. İki çocuk arasında çıkan kavgada, S.Ş. tarafından yumruklanan Alperen yere yıkıldı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine sağlık ve polis ekipleri olay yerine sevk edildi. Kalbi duran Alperen, sağlık görevlileri tarafından yapılan kalp masajı ile hayata döndürüldü, ancak İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığında kurtarılamadı. S.Ş. ve yanındaki arkadaşı E.Y. (14) hemen yakalanarak gözaltına alındı. S.Ş. tutuklandı, E.Y. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Çocuğa karşı kasten öldürme’ suçlamasıyla dava açıldı. Duruşma sırasında, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan rapor gün yüzüne çıktı. Rapora göre, Alperen Ömer Toprak’ın hayatını kaybetmesi doğrudan aldığı darbelere bağlı nedenlerden kaynaklandığı ifade edildi. Mahkeme, savcılığın mütalaasını hazırlaması için duruşmayı 22 Nisan’a erteledi.
Toprak ailesinin avukatı Acar Coşkun, duruşma sonrası yaptığı açıklamada, adli raporun bekledikleri gibi olduğunu vurguladı. Coşkun, “Savcılık mütalaa verecek ve üzerimize düşen yazılı beyanlarımızı sunacağız. Rapor, ilk otopside belirlenen nedenlerle uyuşuyor ve ölümün doğrudan darbelere bağlı olduğunu kanıtlar nitelikte.” dedi. Bir sonraki duruşmada karar çıkmasını umduklarını belirten Coşkun, çocuk sanıkların ‘suça sürüklenen çocuk’ kapsamında indirimlerden faydalanmalarının adil olmadığına vurgu yaptı.
Ayrıca, sanıkların sosyal medya üzerinden silahlı paylaşımlar yaptığını belirten Coşkun, “Bu kişiler çocuk olsa da, yaptıkları dolayısıyla iyi hal indirimlerinden faydalanmalarını vicdanen doğru bulmuyoruz. Tüm bu durumların bir an önce aydınlığa kavuşmasını ve adaletin yerini bulmasını talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.




