Yeditepe Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu, kanser aşıları ve korunma yöntemleri hakkında önemli açıklamalarda bulundu. mRNA teknolojisiyle geliştirilen kişiye özel aşılar umut veriyor. Kanserle mücadelede çığır açan gelişmeler yaşanıyor. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ferhat Ferhatoğlu, özellikle enfeksiyon kaynaklı kanser türlerinde koruyucu aşıların riski azalttığını ve yeni nesil kişiye özel mRNA aşılarının tedavi sürecinde önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bazı enfeksiyonların kansere yol açtığını hatırlatan Doç. Dr. Ferhatoğlu, bu enfeksiyonlara karşı geliştirilen koruyucu aşıların ileride oluşabilecek kanser riskini önemli ölçüde düşürdüğünü vurguladı. Günümüzde en çok dikkat çeken yeniliklerin ise tedavi amaçlı geliştirilen, genetik materyal temelli aşılar olduğunu dile getiren Ferhatoğlu, COVID-19 sürecinde kullanılan mRNA aşılarına benzer prensiplerle geliştirilen bu aşıların, klasik aşılardan farklı olarak doğrudan genetik materyal içerdiğini ifade etti. Kanserden korunmada bireysel önlemlerin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Doç. Dr. Ferhatoğlu, “Kanser, ortaya çıkmadan önlenebilir” diyerek yaşam tarzı değişikliklerinin altını çizdi. Sigaranın ağız içi, akciğer ve mesane gibi birçok kanser türünün birincil nedeni olduğunu belirten Ferhatoğlu, alkolden uzak durma, Akdeniz tipi beslenme ve düzenli egzersiz gibi alışkanlıkların kanserden korunmada kilit rol oynadığını vurguladı. Ayrıca, ultraviyole ışınlarının cilt kanseri riskini artırdığını, bu nedenle koruyucu kıyafet ve güneş kremi kullanımının önemini hatırlattı. Bazı kimyasallar ve mesleki maruziyetlerin de kansere yol açabileceğine dikkat çekerek, bu konularda gerekli önlemlerin alınmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. Tedavi edici kanser aşıları, bağışıklık sistemini kanser hücrelerine karşı daha güçlü bir şekilde harekete geçirmeyi hedefliyor. Bu aşılar, kanser hücrelerine özgü proteinler veya genetik materyaller kullanılarak kişiye özel olarak geliştiriliyor. COVID-19 aşılarında kullanılan mRNA teknolojisinden ilham alan bu aşılar, hastanın kanser hücrelerinden alınan örnekler incelenerek laboratuvar ortamında hazırlanıyor. Bu sayede bağışıklık sistemi, kanser hücrelerini daha etkin bir şekilde tanıyıp yok edebiliyor. Doç. Dr. Ferhatoğlu, bu aşıların özellikle bağışıklık sisteminden kaçabilen kanser hücrelerini hedef alabildiğini ve bu nedenle akciğer kanseri, melanom ve mesane kanseri gibi türlerde daha etkili olabileceğini belirtti. Yeni klinik çalışmaların 2026 yazı itibarıyla başlaması planlanıyor. Bu çalışmaların sonuçları, kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilir.