Babası ‘Kız okumaz’ dedi, 36 yıl sonra hayalini kurduğu üniversitede birinci sınıflara taş çıkartıyor!

Kayseri'de 1986'da babasının engeli nedeniyle üniversiteye gidemeyen Berrin Özen, 36 yıl sonra Erciyes Üniversitesi'nde eğitim görüyor. 4. sınıf öğrencisi olan Özen, sınıf birinciliği için mücadele ediyor ve yüksek lisans yapmayı hedefliyor.
Kayseri’de yaşayan 58 yaşındaki Berrin Özen, 1986 yılında kazandığı üniversiteye babasının ‘Kız çocukları okumaz’ demesi üzerine gidememenin üzüntüsünü 36 yıl sonra dindirdi. İki çocuk ve bir torun sahibi Özen, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde dördüncü sınıf öğrencisi olarak eğitim hayatına devam ediyor. Gençlere taş çıkartan bir azimle derslerde gösterdiği başarıyla dikkat çeken Özen, sınıf birinciliği için yarışıyor ve eğitimini yüksek lisansla taçlandırmayı hedefliyor.
Manisa’da lise eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra 1986’da 9 Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazanan Berrin Özen, babasının ‘kız çocukları okumaz’ şeklindeki katı düşüncesi nedeniyle üniversite hayallerini ertelemek zorunda kaldı. Genç yaşta nişanlanıp evlenen ve hayatını ailesine adayan Özen, eşinin mesleği gereği sık sık tayin olması ve çocuklarının eğitimiyle ilgilenmesi nedeniyle üniversiteye gitme fırsatı bulamadı. Ancak içinde hep ukde kalan üniversite hayali, çocuklarının eğitim hayatlarını tamamlamasının ardından yeniden alevlendi. Bir arkadaşının tavsiyesi üzerine üniversite sınavlarına yeniden giren Özen, eşine ve çocuklarına haber vermeden Erciyes Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nü kazandı. Dördüncü sınıf öğrencisi olarak derslerde gösterdiği üstün başarıyla hem arkadaşlarının hem de hocalarının takdirini kazanan Özen, eğitim hayatına büyük bir tutkuyla devam ediyor.
‘60 YAŞINDA DA OLSA YAPACAĞIM DEDİM’
İçindeki üniversite okuma arzusunun hiç sönmediğini belirten Özen, “Babam beni üniversiteye göndermedi. O dönemde batıda yaşasak da bana ‘Kız çocukları okumaz’ dedi. Çok dik görüşlüydü. Ben de 17 yaşında nişanlandım, 18 yaşında evlendim. Üniversiteye gidememek içimde hep bir ukde olarak kaldı. Eşimin mesleği gereği sık sık tayin oluyorduk, ev geçindiriyorduk, çocuklarımın eğitimiyle uğraşıyordum. Benim üniversite hayatını düşünecek ne vaktim oldu ne de imkanım. Çocuklarımı üniversiteli yaptım, ikisi de aynı bölümden mezun oldu ve aynı mesleği seçti. İşte o zaman ‘Artık sıra bana geldi’ dedim. Çocuklarımın geleceğini kurmalarının ardından, ‘Ben 60 yaşında da olsam bunu yapacağım’ diyerek 54 yaşında üniversite okumaya karar verdim. Eşime ve çocuklarıma söylemedim. Bir arkadaşımın vesilesiyle sınava kaydoldum” dedi.
‘YÜZDE 10 TABLOSUNDA BİRİNCİ SIRADAYIM’
Derslerindeki başarısından ve notlarından da bahseden Özen, “1985’te lise diplomamı aldım ancak bazı sebeplerden dolayı kabul edilmedi. Noter tasdikli bir diploma ile başvurdum. Gazetecilik benim için önemli bir meslekti. Burası benim ikinci tercihimdi çünkü gündelik hayatımda halkla, toplumla iç içe olmayı seviyorum. Sınavı kazandığımı görünce kendime hayret ettim. Sınav sabahı eşime ‘Beni artık sınava götür’ dedim. ‘Ne sınavı?’ diye sordular. Büyük oğlumla birlikte şaşırdılar. Sınav sonucunu öğrenince beni tebrik ettiler. Dördüncü sınıftayım ve dört yıl boyunca büyük bir keyifle okudum. Gençlerden farklı olarak daha bilinçli hareket ediyordum. Sınav puanlarım çok yüksek, sorumluluklarımı biliyorum. Yüzde 10’luk başarı diliminde birinci, ikinci sıralardayım. GANO’m çok yüksek, derecelerim de var. Okul birinciliği nasıl oluyor henüz bilmiyorum ama mezuniyette göreceğiz” diye konuştu.
‘BABAMLA DUYGUSAL OLARAK BARIŞTIM’
Üniversite eğitiminin kendisine kattığı özgüvenden bahseden Özen, “Babam beni üniversiteye göndermediği için içimde bir kırgınlık vardı. Bu idealimi 36 yıl sonra gerçekleştirdim ve bunu babama hediye ettim. Babamla küs değildim ama üniversiteyi kazandığım sene onunla duygusal olarak barıştım. Omuzlarımdaki yük kalktı. Zaten idealist ve özgüveni yüksek bir kadındım ama bu dört yıllık üniversite hayatı özgüvenime özgüven kattı. Bana tekrar kitap okuma alışkanlığı kazandırdı, sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Babam da çok mutlu oldu. Yıllarca beni okutmadığı için üzüntü yaşıyordu, benim kazanmamla onun da üstündeki yük kalktı. Pişmanlıklarının da gittiğini düşünüyorum. Onlar da çok mutlu oldular” dedi.
‘OKUMAYI BİTİRMEK İSTEMİYORUM’
Mezuniyet sonrası hedeflerinin de olduğunu belirten Özen, “Gençlerle birlikte olmak benim için her zaman çok güzel. Onlar beni abla olarak kabul ettiler. Öğrenciler beni örnek alsın istiyorum. Hocaların yaklaşımı da çok iyi. Bana okul içini ve nedenini sorgulamayı öğretti, arka planı görmeyi öğretti. Bu okul benim yaşam şeklimi değiştirdi. İnsanların her şeyden önce kendileri için bir şeyler yapmalarını isterim. Yarın çocuklarıma anlatacak bir hikayem olsun istiyorum. İnsanlar ileriki nesillere bir şeyler bırakabilsin, içlerinde ukde kalmasın. İsteyen herkes amacına ulaşabilir. Gönlünüzü vererek okuduğunuzda okumak sizi gerçekten adam ediyor. Bizim topluma, ülkemize ve yarınlarımıza bırakacağımız şey bilgi haznemiz. Bana bir harf öğretenin ben kulu kölesi olurum. Öğrenmeye açık bir insanım. Evrimimi tamamladığımı ama yeterli olmadığını düşünüyorum. İdeallerimde daha büyük basamaklar var. Yüksek lisans yapmayı istiyorum. Okumayı bitirmek istemiyorum” ifadelerini kullandı.




