Baba ve Oğlun Kan Donduran Cinayetinde Şok Karar: 4 Sanık Serbest Bırakıldı!

Diyarbakır'da işlenen vahşi cinayette aile avukatı karara isyan etti: 'Deliller toplanmadan tahliye bizi şoke etti!'
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Remzi Sati ve 15 yaşındaki oğlu Muhammed’in tabancayla öldürülüp araçta yakılması olayıyla ilgili davada alınan tahliye kararı, Sati ailesini ve kamuoyunu şoke etti. Davanın ilk duruşmasında, cinayetle suçlanan 5 sanıktan 4’ünün adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına karar verildi. Ailenin avukatı Melisa Arya Acar, delillerin henüz tam olarak toplanmadığını vurgulayarak, mahkemenin bu kararına itiraz ettiklerini ve yaşananların kendilerini hayrete düşürdüğünü belirtti.
Olay, 19 Mayıs 2025 tarihinde Sur ilçesi kırsal Köprübaşı Mahallesi yakınlarında terk edilmiş bir kamyonette çıkan yangınla ortaya çıkmıştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen itfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangının ardından, araçta Remzi Sati ve oğlu Muhammed’in vahşice öldürüldüğü belirlenmişti. Yapılan incelemelerde, baba ve oğlun tabancayla vurulduktan sonra yanıcı maddeyle yakıldığı tespit edilmişti.
Cinayetle ilgili başlatılan soruşturma kapsamında 7 kişi gözaltına alınmış, bunlardan 2’si tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, sanıklardan Ali Mert İldeniz’in itirafları yer alıyordu. İldeniz, hayvan alım satımı nedeniyle Remzi Sati ile husumet yaşadığını ve olayı ‘kayıp inek’ bahanesiyle planladığını itiraf etmişti. Tartışma sonrası baba ve oğlunu silahla vurduğunu ve delilleri yok etmek için aracı kolonya dökerek ateşe verdiğini beyan etmişti.
Ancak savcılık mütalaasında, cesetlerin kömürleşmiş olması nedeniyle yakma işleminin kolonya ile değil, benzin gibi kuvvetli bir yanıcı maddeyle gerçekleştirildiği değerlendirmesi yapılmıştı. Kriminal raporlarda ise bazı şüphelilerin kıyafetlerinde atış artığı bulguları ve telefon kayıtlarının olay yeriyle örtüşmesi gibi delillere dikkat çekilmişti. İddianamede, tüm sanıkların tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edilmişti.
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada ise savcı, bazı tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamını, diğerlerinin ise üzerlerine atılı suçun vasfının değişme ihtimali ve tutuklu kaldıkları süre göz önüne alınarak adli kontrol şartıyla tahliyelerini talep etti. Mahkeme heyeti, Ali Mert İldeniz’in tutukluluğunun devamına karar verirken, diğer 4 tutuklu sanığın yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine hükmetti. Duruşma 25 Haziran’a ertelendi.
Ailenin avukatı Melisa Arya Acar, karara büyük tepki gösterdi. Sanık Ali Mert İldeniz’in kendi kendine yarattığı bir husumet yüzünden bu vahşetin yaşandığını belirten Acar, mahkemenin deliller tam olarak toplanmadan 4 sanığı serbest bırakmasının şok edici olduğunu söyledi. Acar, ifadelerdeki çelişkilere ve olayın tek bir kişi tarafından yapılamayacağına dikkat çekerek, ‘Bu olayda bir kurgu var. Bu olay daha önceden belki defalarca prova edilmiş bir olay. Ve tek 1 kişinin 2 kişiyi bir anda yakma olayı çok hukuka da aykırı, akla mantığa da çok aykırı bir durum. Biz, toplu bir halde bütün sanıkların iştirak halinde yaptığını düşünüyoruz’ dedi. Acar, mahkeme heyetine seslenerek, ‘Yarım şişe kolonyayla nasıl yakıcı ve yanıcı etkisi olmadan iki insanı öldürebildi? Yarım şişe kolonya hiçbir şekilde ne benzin etkisi yaratır ne başka bir etken maddesi yanıcı olan bir şey uyandırabilir. Bunlar ancak maalesef ki çelişkili beyanları vardı’ diyerek, olayın planlı ve organize bir cinayet olduğunu savundu.




