Ayşegül Doğan: ‘Kürtler öfkeli, kırgın! Bu kırılma derinleştirilmemeli’

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki sıcak başlıkları ele aldı.
Doğan, Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ahmet Özer’e verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasına tepki göstererek demokratik mücadele vurgusu yaptı.
“Yasaklarla değil, cesaretle yol almak gerekir”
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’e yönelik yargı kararına değinen Doğan, şu ifadeleri kullandı:
“‘Kent uzlaşısı bir suç değildir. Kent uzlaşısı her siyasi partinin kullanabileceği son derece doğal haktır’ demekten biz yorulmadık. Bunu hep söyleyeceğiz, tekrar edeceğiz. Kime yönelirse yönelsin, bu cezalar, yasaklar, antidemokratik uygulamalar karşısında duracağız ve buna karşı mücadele edeceğiz. Ancak tüm Türkiye için bir haksızlık bu. Bu haksızlığı sürdürmekten vazgeçin. Bu çağrıyı yineliyoruz. Çünkü böyle yasaklarla ve sözü, meydanı, alanı, iradeyi kuşatarak ya da yok sayarak bu sorunların çözülmediğini birlikte çokça tecrübe ettik ve kaybettik. O yüzden korkmamak gerekir. Yasaklarla değil, cesaretle yol almak gerekir. Meydanları kapatmamak gerekir. Diyalog yolunu açmak gerekir. Barış istiyorsanız bu seslere kulak vermeniz gerekir. Barışın yolunu açmanız gerekir. Bunun yoluna barikat koymamak gerekir. Yasak kalksa da kalkmasa da engelleme olsa da olmasa da erişim engeli gelse de gelmese de gazeteciler gazetecilik yapmaya devam edecekler. Bu da tecrübeyle sabit. Siyasetçiler oldukları her yerde siyaset üretmeye devam edecekler. Halklar itirazlarını yükseltmeye devam edecekler. Yani bu yasaklarla onları engellemeye çalışmayın.”
“Kürtlerin kazanımları milli güvenlik tehdidi gibi görülüyor”
Suriye sınırındaki hareketliliğin Türkiye’deki Kürt seçmen üzerindeki etkilerine dikkat çeken Doğan, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Biz diyoruz ki içeride, dışarıda, her yerde barış ve eşitlik. Sahici bir kardeşlik, eşit bir kardeşlik. ‘Suriye’de Kürtlere yönelik saldırılar, Türkiye’deki Kürtlerde yeni bir kırılma yarattı’ diye konuşuluyor günlerdir. İnsanlar ayakta. Evet, yeni bir kırılma yarattı. Kürtler öfkeli, kırgın. Bu kırılma derinleştirilmemeli. Bu sadece bir güven krizi değil çünkü. İktidarın süreçle ilgili zaten sorgulanan samimiyetine, sahiciliğine yeni bir gölge düşmüş oldu. Bu gölgeyi kaldıracak olan da sorumlular. Bunu onarmak iktidarın sorumluluğunda. Şu anda maalesef Kürtlerin her kazanımı sanki Türkiye’ye karşı bir milli güvenlik tehdidiymiş gibi görülüyor.”




