Ata Yadigarlarıyla Zamanın İzinde

Tarihçi Dr. Yücel Dursun'un oluşturduğu köy odası ziyaretçileri geçmişle buluşturuyor.
TRABZON’da yaşayan tarihçi Dr. Yücel Dursun, kültürel mirası koruma amacıyla ‘köy odası’ geleneğinden ilham alarak atalarının hatıralarını yaşatmak için önemli bir çalışma yürütüyor. Dönüşüme uğrattığı köy evinin odasında, tarım, hayvancılık ve binicilikte kullanılan aletlerden çeşitli tarihi silahlara kadar uzanan antika objeler sergileyen Dr. Dursun, “Gelen misafirlere bilgi veriyorum. Burası, herkesin kendine ait tarihi mirasını bulup yaşatabildiği bir yer oldu” şeklinde konuştu.
Yomra ilçesindeki köy evini değerlendiren Dr. Yücel Dursun, insanların geçmişlerini yakından görmeleri ve hatırlamaları amacıyla tarihi malzemeleri bir araya toplamaya karar verdi. Aile yadigarı ile meslek hayatında edindiği eserlerden oluşan koleksiyonu, köy odası geleneği çerçevesinde ziyaretçilere sunarak fark yaratmayı hedefliyor. Dr. Dursun, 200’ü aşkın tarihi objeyi duvarlara simetrik şekilde asarak, Osmanlıca yazılı özel kayıtlarla bu eserlerin tarihini destekledi. Ziyaretçileri karşılayan Dr. Dursun, aynı zamanda onların unutulmaz anılarını da paylaşmalarına imkan tanıyor.
“İNSANLAR 7’DEN 70’E KÜLTÜRÜ ÖĞRENEBİLSİN İSTEDİM”
Yücel Dursun, köy odasının bir eğitim kurumu gibi işlev görmesini arzuladığını vurgulayarak, “Anadolu’da bir köy odası geleneği vardır, insanlar burada toplanır ve kültürel aktarım gerçekleşir. İşte bu geleneği modernize ederek geçmişi günümüze taşıyan bir mekân oluşturduk. Trabzon sedirinin de yer aldığı odamıza 200’den fazla obje yerleştirdim ve halkın kültürünü daha iyi anlamasına yardımcı olmak istedim” dedi.
“HERKES KENDİ GEÇMİŞİNİ BULABİLDİĞİ BİR YER”
Tarihi objelerin hikayelerini belgeleriyle anlatan Dr. Dursun, “Duvarlardaki belgeler 1486 yılından başlayıp, 1600’lerin sonuna kadar geniş bir koleksiyona sahip. Ziyaretçilere objeler ve belgeler hakkında bilgi verirken, onların da kendi hatıralarını paylaşmalarını sağlıyoruz. Burası, herkesin geçmişine dair mirası bulup yaşatabileceği bir alan” dedi.
“ZİYARETÇİLERİN MUTLULUĞU DEĞERLİ”
Ziyaretçilerin hatıralarının canlandığını belirten Dr. Dursun, “İnsanların geçmişe duyduğu ilgi çok yüksek. Herkesin aile büyüklerinden kalma tarihi objeleri var. Burada herkesin hatıralarını canlandıracak pek çok eser var. Ziyaretçiler, gördüklerinde çok mutlu oluyorlar. ‘Dedemin fındık küreğine benziyor’ diyenler, ‘Anneannemin baltasına benziyor’ diyenler oluyor. Bu duyguları burada yaşayabilmek, insanların memnuniyetle ayrılmasını sağlamak benim için çok değerli” ifadelerini kullandı.




