Ankara ’da yıllardır ihtiyaç sahiplerine destek verdiği belirtilen yardım mağazası sahibi Sadettin Karagöz hakkında, Suriyeli kadınlara yönelik taciz ve istismar iddiaları gündeme geldi. Sarsıcı. BBC Türkçe ’nin yaklaşık bir yıl süren çalışmasında, “mültecilerin dedesi” olarak tanınan Karagöz’ün, başkentteki kırılgan bir topluluğun merkezinde yer alan suçlamaların odağında olduğu ileri sürülüyor. Mağazada geçen anlatımlar Altındağ’da 2014</strong’te kurulan Umut Hayır Mağazası ’nda gönüllü çalışmalar yürüttüğü bilinen Karagöz’ün, yardım talep eden Suriyeli kadınlarla baş başa kaldığı anlarda uygunsuz davranışlarda bulunduğu iddia edildi. Üç kadın, yardım paketleri için mağazaya gittiklerinde Karagöz’ün kendilerine dokunduğunu veya cinsel saldırı girişiminde bulunduğunu anlattı. Korktular. Birçoğu uzun süre şikâyetçi olamadığını aktardı. Savaş nedeniyle Türkiye’ye sığınan Medina, Nada ve Batoul’un ifadeleri, güçsüz kalmış insanların nasıl sustuğunu gösteriyor. Medina, “Bağırmasaydım bana tecavüz etmeye çalışacaktı” sözleriyle yaşadıklarını anlattı. Nada, “Yalnız kalmamı istedi, gelmezsem yardım etmeyeceğini söyledi” dedi. Batoul ise destek paketini almak için döndüğünde Karagöz’ün kendisine temas ettiğini, tepki gösterince dükkândan ayrıldığını belirtti. Kırılganlık belirgindi. Medina, olayların ardından başka bir şehre taşındı. Kısa bir cümle. Onun sözleri, “Hâlâ onu rüyalarımda görüyorum. Ölmek istedim ama çocuklarım için hayatta kaldım” şeklinde kayda geçti. Bu cümleler, anlatılanların bıraktığı izleri hatırlatıyor; mağduriyet dili ağırlaşıyor. Suçlamalar, savunma ve resmi süreç Emekli bir banka çalışanı olan Sadettin Karagöz ise tüm suçlamaları reddediyor. Mağazasında bugüne kadar 37 binden fazla kişiye destek ulaştırdığını söyleyen Karagöz, “Biz sadece iyilik yaptık, birkaç kişinin iftirasıyla yıkılmayız” dedi. Cinsel ilişkiye giremediğini ileri sürerek bazı sağlık raporlarını da basınla paylaştı. Kısa bir not. Ancak uzman görüşlerinin bu belgenin iddiaları tek başına çürütemeyeceği yönünde olduğu belirtiliyor. Karagöz hakkında geçmişte de benzer başvurular yapıldığı ifade edildi. Polis, 2019 ve 2025 yıllarında Karagöz’ü şikâyetler kapsamında sorguladı. Her iki soruşturmada da delil yetersizliği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildi. Dosyalar kapandı. 2025 ’te yardım mağazasına yapılan polis baskınında dükkân mühürlenirken, Karagöz yeniden ifadeye çağrıldı. O günlerde tedirginlik arttı. Şikâyette bulunmayan kadınların ortak endişesi, sınır dışı edilme korkusu. Bu, insanın içini burkan bir ikilem. Kadınlar, polise gitmekten çekindiklerini açıkça dile getirdi. Birleşmiş Milletler Mülteci Örgütü yetkilileri ise iddiaları ciddiye aldıklarını, ancak güvenlik kaygıları nedeniyle mağdurların resmi başvuru yapamadığını bildirdi. Çaresizlik hissi yayılıyor. Karagöz, bu yıl mağazasının adını Bir Evim Aşevi Derneği olarak değiştirdi ve resmî dernek statüsü için başvuruda bulundu. Kısa bir gelişme. Başvurunun akıbeti, soruşturmaların yönünü ve toplumsal hafızada bu dosyanın nasıl anılacağını da belirleyecek. İddialar, sahada yapılan yardımların güven ilişkisi üzerine kurulduğunu hatırlatıyor. Güven sarsıldığında, en çok ihtiyaç sahipleri zarar görüyor.