Afyonkarahisar’da Geleneksel Leblebicilik Tehlikede: Çocuklar Mesleği Yaşatmaya Çalışıyor

Çırak bulamayan leblebiciler, mesleği gelecek nesillere aktarmanın mücadelesini veriyor.
Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde, tarihi 1870’li yıllara dayanan leblebicilik mesleği son yıllarda ciddi bir azalma göstermiş durumda. Geçmişte 50’yi aşkın leblebici dükkanının bulunduğu ilçede, günümüzde bu sayı sadece 7’ye düşmüş durumda. Çırak bulmanın giderek zorlaştığı bu meslekte, bazı leblebiciler çocuklarına bu geleneği aktararak mesleği yaşatma çabası içinde.
27 yıllık leblebici İsmail Şentürk, geçmişte Sandıklı’nın önemli geçim kaynaklarından biri olan leblebiciliğin bugün nasıl yok olmaya yüz tuttuğunu anlatıyor. “Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Sandıklı’daki leblebicilerin sayısının 50’ye yakın olduğu yazıyor. Ama artık 7-8 esnaf kaldık ve çırak bulmakta zorlanıyoruz. Herkes eğitim almak için okula yöneliyor. Benim oğlum da bu geleneği sürdürmek için elimden geleni yapıyoruz,” diyor.
Nohut işleme sürecinin oldukça zahmetli olduğunu belirten İsmail Şentürk, “Nohut, 45 günlük bir süreçten geçiyor. İlk önce ateşe giriyor, ardından kabuğu çıkarılarak çifte kavrulmuş hale getiriliyor. Leblebinin birçok faydası var; özellikle midedeki asidi aldığı için geçmişte mide ülseri tedavisinde tercih ediliyordu,” şeklinde konuşuyor.
Zafer Şentürk (15) ise, babasıyla aynı mesleği sevdiği için leblebicilik yapmaya gayret ettiğini belirtiyor. “Babam uzun zamandır bu mesleğin içinde, ben de onu takip ederek bu mesleği sevdim. Birlikte çalışmak benim için kolay oluyor,” ifadelerini kullanıyor.
Diğer yandan, Sandıklı’daki leblebiciler tarafından üretilen ürünler, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirlere gönderiliyor. Rivayetlere göre, ilçede yaşamış olan Şeyh Nurettin ve Şeyh Hamza’nın gözyaşının nohuda düşmesi sonucu leblebinin ilk kez bulunduğu inancıyla, bu meslek hala yaşatılmaya çalışıyor.




