TL takas stokları 50,4 milyar doları aştı: carry ilgisi zayıflıyor

Liraya açılan takas defteri büyüyor. BDDK ve TCMB verilerine göre yurt içi ve yabancı yatırımcıların lira cinsi türev stokları 50,4 milyar dolar ile kritik eşiğin üstüne çıktı. Haftalık bazda yaklaşık 787 milyon dolar ek hacim oluştu; masalarda hareketlilik hissedildi.
Stokta rekor banda giriş
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun “bankalar bilanço dışı yabancı para pozisyonu” setinde lira yönlü (alım) takas büyüklüğü 47,2 milyar dolar seviyesinde göründü. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafındaki ters yönlü işlemler ise 3,2 milyar dolar oldu. Toplam türev büyüklüğü böylece 50,4 milyar dolar ile 50 milyar eşiğini geçti. Eylül sonu itibarıyla bu rakam 41 milyar dolar civarındaydı. Son çeyreğe girilirken tablo, lira lehine güçlenmeye işaret etti. Piyasa sohbetlerinde “eşik aşıldı” vurgusu öne çıktı.
Bu ivme, kısa vadeli stratejilerin yeniden fiyatlandığı bir dönemi anlatıyor. Bazı yatırımcıların ekranlarında rakamların hızla güncellendiği söylendi.
Sınırlar, likidite ve kısa vade oynaklığı
23 Haziran 2022’de yürürlüğe giren düzenlemeye göre bankaların yurt dışı yerleşiklerle yaptığı döviz türev hacimleri sektörel özkaynaklara oranlı tavanlarla sınırlandırılıyor. Bu çerçeve, offshore işlemlerin hacmini kısıtlarken lira likiditesi üzerinde de doğrudan etki yaratıyor. Bankacılar, gün içi dengeyi bu sınırların belirlediği anların arttığını anlatıyor.
Record CM Portföy’den Canberk Yalçın, yabancıların çoğunlukla bir hafta ve bir ay vadeye odaklanan carry stratejileri kurduğunu belirtiyor. “TL talebi veya arzı hızla arttığında, yurt dışındaki swap limitleri devreye girerek lira likiditesini kısıtlayıcı bir unsur olabiliyor. Bu durum kısa vadeli faizlerde sert oynaklık yaratabiliyor. Örneğin, mart ayında likidite sıkışmış ve offshore kısa vadeli faizlerde belirgin artış görülmüştü” diyor. Kısa cümle ama net.
Mart 2025’te yaklaşık 20 milyar dolar tutarında carry işlemi çözülmüştü.
Yalçın’a göre bir ay ve üzeri vadelerde “doluluk” sorunu bulunmuyor; bu nedenle uzun vadeli “real money” fonların risk yönetimi dışında sınırlardan fazla etkilenmediği değerlendirmesi yapılıyor. Carry’nin cazibesi ise geriliyor. Önümüzdeki dönemde bu sınırlara ilginin azalması bekleniyor. “Daha uzun vadeli pozisyon taşıyan fonlar için etki, ‘gerekirse kapatabilir miyim’ sorusunda, yani risk politikalarının içinde görülür” sözleri bu bakışı tamamlıyor.
Deutsche Bank Türkiye Ekonomisti Yiğit Onay, 23 Ekim tarihli notunda politik belirsizliklerin bir kısım yatırımcıyı carry pozisyonlarını küçültmeye yöneltebileceğini belirtiyor. “TCMB’nin ortodoks politika duruşunu sürdürmesi halinde portföy tercihlerinde yapısal bir değişim beklemiyoruz” değerlendirmesi ise temkinli iyimserliği yansıtıyor. Yatırımcıların temkinli tonu dikkat çekti.
Son tahlilde resim açık: likidite, sınırlar ve politika zemini bir araya geldiğinde liranın yolunu kolektif beklenti çizecek; sabır kazandırabilir.





