Küresel Servet Raporu: Türkiye’de Kişi Başı Servet Reel Olarak Geriledi

Allianz’ın 2025 Küresel Varlık Raporu, küresel ölçekte hane halkı finansal varlıklarının yeni bir rekor kırdığını ortaya koyarken, Türkiye için tablonun farklı olduğunu gösterdi. Rapora göre, 2024’te dünya genelindeki finansal varlıklar ortalama %8,7 oranında artış gösterdi. Ancak Türkiye’deki hane halklarının finansal varlıklarındaki yüksek nominal artış (%45,8) bile, enflasyon karşısında eridi ve reel olarak %8’lik bir düşüş yaşandı.
Büyümenin Lideri ABD, Türkiye’de Enflasyon Etkisi Baskın
Küresel raporun öne çıkan bulguları arasında, varlık artışının lokomotifi olarak ABD’nin rolü vurgulandı. Dünyadaki finansal varlık büyümesinin yaklaşık yarısı ABD’de gerçekleşirken, Çin’in katkısı %20, Batı Avrupa’nın ise sadece %12 ile sınırlı kaldı. Raporda konuşan Allianz Başekonomisti Ludovic Subran, ABD’deki büyümenin “tek kelimeyle inanılmaz” olduğunu belirtti.
Sıralama Korundu: Türkiye Dünya Listesinde 46. Sırada
Türkiye, 2023’te olduğu gibi kişi başı servet sıralamasında 46. sırada kalmaya devam etti. Bu konumun korunmasında, yüksek enflasyonun etkisiyle varlıkların reel değer kaybetmesi belirleyici oldu. Rapora göre, Türkiye’deki hane halklarının portföyünde menkul kıymetler ön plana çıkarken, %75,5’lik artışla bu kategori varlık artışına en fazla katkıyı sundu. Ancak, portföyün %58’ini oluşturan banka mevduatları sadece %31 büyüyebildi.
Tasarruflar ve Yatırım Alışkanlıkları Değişiyor
Türkiye’de toplam tasarruf miktarı yıl içinde %34 yükselerek 112 milyar Euroya ulaştı. Bunun önemli bir kısmı banka mevduatı olarak tutulmaya devam ederken, sigorta ve yatırım fonlarına olan ilgi de artıyor. Sigorta ve emeklilik tasarruflarındaki %67,2’lik büyüme, makroekonomik belirsizliklere karşı yatırımcıların çeşitlilik arayışını gözler önüne seriyor.
Tüm bu veriler, Türkiye ekonomisinde vatandaşların varlıklarını artırma çabalarının enflasyon nedeniyle reel anlamda olumlu sonuç doğurmadığını gösteriyor. Öte yandan, global piyasalarda yatırım araçları ve ekonomik politikaların ülkeler arasındaki refah farklarına etkisi bir kez daha gözler önüne seriliyor.





