Dolar Yükselişi ve Devalüasyon Endişesi: Türkiye’de Yeni Bir Kriz Kapıda mı?

Piyasalarda son günlerde artan dalgalanma, dolar/TL‘nin 41,3 ve euro/TL‘nin 49 civarında seyretmesiyle birlikte Türk Lirası’nda yeni bir devalüasyon riskinin tartışılmasına yol açtı. Ekonomistler, enflasyonla mücadele, faiz patikası ve siyasi belirsizlikler nedeniyle TL üzerindeki baskının sürdüğünü belirtiyor.
Piyasalarda Son Durum ve TL Üzerindeki Baskı
Türkiye, 2001‘den bu yana serbest kur rejimi uyguluyor. Bu çerçevede kur seviyesi piyasada arz-talep dengesine göre oluşurken, enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde dövize yönelim ve dış finansman ihtiyacı kur üzerinde baskı yaratabiliyor. Liranın değer kaybı ihracat açısından kısa vadede rekabet gücünü artırabilir; ancak ithalat bağımlılığı ve enflasyon kanalıyla iç fiyatlara yansıyan maliyet baskıları ekonomide kalıcı bir istikrar sağlanmasını zorlaştırıyor.
Merkez Bankası’nın likidite adımları, rezerv yönetimi ve iletişim politikası döviz piyasasındaki oynaklığı sınırlamada belirleyici olmaya devam ediyor. Öte yandan küresel dolar endeksi, emtia fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve portföy akımları da TL’nin seyrini etkileyen dış faktörler arasında.
Uzman Görüşleri ve Beklentiler
Uluslararası cephede, Brookings Enstitüsü Başekonomisti Robin Brooks, Türkiye için “kaçınılmaz bir devalüasyon” sürecinin gündeme gelebileceğini, kalıcı çözümün yapısal reformlar ve sürdürülebilir büyüme stratejileriyle mümkün olacağını savunuyor. Brooks, yüksek cari açık ve zayıflayan rezerv dönemlerinde piyasa müdahalelerinin zorlaşabileceğine dikkat çekiyor.
Yerli uzmanlar, TL’nin uzun vadede aşırı değerli olmadığını ancak kısa vadede kur artışlarının faiz ve enflasyonun gerisinde kaldığı dönemlerde baskının birikebildiğini vurguluyor. STRFS Baş Stratejisti Dr. Atahan Çelebi, “Türkiye, hem enflasyonla mücadele edip hem kuru sabit tutmaya çalışarak temel bir hata yapıyor. Eğer gerçek bir enflasyon kontrolü sağlanamazsa, döviz üzerinde baskı sürecektir” değerlendirmesini yapıyor.
TCMB’nin son piyasa anketlerine göre, reel sektör ve finansal katılımcıların 2025 yıl sonu dolar/TL beklentisi 48,96. Kredi risk primindeki gerileme not edilse de, beklentiler veri akışına ve politika adımlarına duyarlı olmaya devam ediyor. Marbaş Menkul Başekonomisti Doç. Dr. Caner Özdurak ise piyasaların şu aşamada “sert bir devalüasyon” senaryosunu fiyatlamadığını, fakat olası faiz indirimlerinin sürmesi halinde TL’de kademeli değer kaybı görülebileceğini belirtiyor.
Belirleyici Faktörler ve Olası Senaryolar
Önümüzdeki dönemde TL’nin seyrini; enflasyonun düşüş patikası, para politikası duruşu, rezerv yeterliliği, cari denge, dış finansman koşulları ve jeopolitik riskler belirleyecek. Enflasyonda kalıcı düşüş, öngörülebilir para-fiskal politika bileşimi ve rezervlerin güçlendirilmesi kurdaki baskıyı azaltabilir. Aksi yönde bir politika seti ise oynaklığı artırabilir.
Uzmanların ortak görüşü, yakın vadede ani bir devalüasyon ihtimalinin sınırlı olduğu; ancak TL üzerindeki baskı ve kurdaki dalgalanmaların sürebileceği yönünde. Ekonomi yönetiminin fiyat istikrarı odağını koruması ve reform adımlarının takvime bağlanması, kurda daha dengeli bir görünümün önünü açabilir.
Not: Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır ve yatırım tavsiyesi değildir.





