Biruni Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatma Çelik, üniversite tercih dönemine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak adaylara yol gösterdi. Çelik, tercih yapılırken yalnızca puanın değil, öğrencinin ilgi alanlarının, meslek beklentilerinin ve seçtiği kurumun akreditasyon durumunun da göz önünde tutulması gerektiğini vurguladı.

Çelik, akreditasyonun altını çizerek şu ifadeleri kullandı: "Akreditasyon, bir kurumun yaptığı işin yetkili kuruluşlar tarafından denetlendiğini ve tescillendiğini gösterir. Bu nedenle mutlaka üniversite tercihinde sorgulanması gereken bir parametredir."

Sınav sonrası heyecan ve sıralamanın önemi

Sonuçların açıklanmasının ardından adayların büyük bir merak içinde olduğunu belirten Çelik, yerleşme sürecinde puandan çok sıralamanın belirleyici olduğunu söyledi. "Aslında sınav sonuçları açıklandıktan sonra herkes çok ciddi bir heyecan içerisinde. Bu sonuçların neye dönüşeceğini merak ediyor. Puan değil, sıralama çok önemli. Siz bu girdiğiniz sınavda, bu yarışta hangi noktaya kadar koşabildiniz? En öndeki kim? En öndekilerden sonra siz hangi sıradasınız? Bunu belirlemek adına sıralama çok önemli. Puan da belki bizim kullandığımız matematiksel ölçümlerden birisi ama üniversiteye yerleşirken sıralama önemli" dedi.

Çelik, sürecin planlanmasında adayların YÖK Atlas'tan ve rehber öğretmenlerden yararlanabileceğini de hatırlattı.

"Öğrenci önce kendine sormalı"

Tercihte en belirleyici ölçütün öğrencinin ilgi duyduğu alan olduğunu anlatan Çelik, gençlerin seçtikleri mesleği yıllar boyunca sürdürüp sürdüremeyeceklerini düşünmeleri gerektiğini söyledi. "Ne önemlidir? 'Ben bu bölümü okumak istiyor muyum?' temel olan soru bu. Ben önümüzdeki beş yılı, 10 yılı, 20 yılı, 30 yılı, 40 yılı, 50 yılı, 60 yılı bu seçtiğim meslekte devam ettirebilir miyim? Ben sıralama olarak evet Tıp Fakültesi'ni kazandım ama ben bu meslekte acaba ömrümü geçirebilir miyim sorusunu kendisine sormalı" diye konuştu. Çelik, 18 yaşındaki bir gencin bu kararı verirken tedirgin olabileceğini, bu yüzden mesleği iyi tanıtan bir üniversiteye yönelmenin önemli olduğunu ekledi.

Sanat ve tekniği birleştiren meslekler ayakta kalacak

Yapay zekanın giderek daha fazla alana girdiğine dikkat çeken Çelik, dijitalleşmenin bazı meslekleri ortadan kaldırabileceğini ancak sanat içeren işlerin varlığını sürdüreceğini belirtti. "Gelecekte de devam edecek olan çok önemli bölümler var. Bu bölümler sanat içeren bölümler. İnsan elinin dokunduğu, sanatın olduğu ve tekniğin olduğu meslekler gerçekten çok önemli. Çünkü dijitalleşme nedeniyle yapay zekanın birçok işin içerisine girdiğini görüyoruz. Bazı meslekler gerçekten kaybolabilir. Ama içinde sanatın olduğu mesleklerin kaybolması mümkün olmayacak" dedi.

Sağlık ve mühendislik alanlarının değerini koruyacağını dile getiren Çelik, "Binlerce yıldır var olan mesleklerin başında sağlık geliyor. Sağlık alanı gerçekten kaybolmayacak işleri barındırır. Bunların başında Tıp Fakültesi geliyor. Ardından Diş Hekimliği Fakültesi geliyor, ardından Eczacılık Fakültesi geliyor" ifadelerini kullandı. Çelik, Sağlık Bilimleri Fakültesi'nin Hemşirelik'ten Ergoterapi'ye uzanan bölümlerini de bu kapsamda saydı. Mühendisliğin insan yeteneği gerektiren bir iş olduğunu belirten Çelik, öğretmenliğin de yapay zekadan olumsuz etkilenmeyeceğini, yapay zekanın işleri kolaylaştıran bir asistan olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

"Akredite üniversiteler tercih edilmeli"

Tercih aşamasında akreditasyonun mutlaka dikkate alınması gerektiğini yineleyen Çelik, kendi üniversitelerinin bu konudaki durumunu şöyle anlattı: "Bütün bunları öğrenmeniz gereken yer akredite bir üniversitedir. Biruni Üniversitesi hem Yükseköğretim Kalite Akreditasyonu hem de birçok branşında alan akreditasyonlarına sahip bir üniversitedir."

"Geleceğin meslekleri çok çalışmayı gerektiriyor"

Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir hızla değiştiğini vurgulayan Çelik, bu hıza ayak uydurup önüne geçmenin geleceğin mesleklerini şekillendireceğini söyledi. "Geleceğin meslekleri ya da bugünün meslekleri asla az çalışmakla olmaz, çok çalışmayı gerektirir. Çok çalışmak, konfor alanından çıkmak demektir. Bir mesleğe 10 yıl gerçekten emek vermediğiniz sürece o işin uzmanı olamazsınız" dedi.

Öğrencileri teknolojiyi etkin kullanan bireyler olarak yetiştirdiklerini belirten Çelik, "Onlara eşlik ediyoruz, ustalık ediyoruz. Bilim tekniğini öğrenirken kitaplardan, bilgisayardan ve yapay zekadan faydalanıyoruz. Bunları çok iyi kullanıyoruz. Bizim doğrudan bu alanlarda çalıştırdığımız projemiz ve eğitim modelimiz var" diye konuştu. Çelik, dijital araçların yanı sıra her öğrenciyle birebir ilgilendiklerini de ekledi.

"Sevdiği işi seçen öğrenci başarılı olur"

Tercih yapacak gençlere önerilerde bulunan Çelik, "Çocuğumuz kendi sıralamasıyla bu üniversiteyi seçmelidir. Akredite, kendisini güncelleyebilen, geleceğin mesleklerine sahip iyi bir üniversitede, sıralamasının olduğu yerde, o işi de seviyorsa okuduğunda çok büyük başarı elde eder" dedi. Biruni Üniversitesi'nin çift ana dal imkanının önemli bir avantaj olduğunu belirten Çelik, gençlerin büyüklerine danışarak ve tanıtım günlerine katılarak meslekleri yakından tanımaları gerektiğini vurguladı.