Küresel Sumud Filosu’na saldırı: Pire’de grev, Varşova’da protesto

Gazze’ye insani yardım taşımak üzere denize açılan Küresel Sumud Filosu hedef alındı; yankısı sınırları aştı. Dünyanın farklı şehirlerinde binler, tepkisini sokağa taşıdı. Sadece siyasi açıklamalar değil, emek cephesinden dayanışma da öne çıktı. Öfke kadar umut da görünür oldu.
Pire’de 24 saatlik grev ve sert mesajlar
Pire Limanı’nda çalışan nakliye işçileri, saldırıyı kınamak için 24 saat iş bıraktı. Pire Limanı Nakliye İşçileri Birliği (ENEDEO) yazılı açıklamasında, Gazze’ye yiyecek ve ilaç götürmeyi amaçlayan deniz konvoyunun hedef alınmasını protesto ederek, aralarında Yunanların da bulunduğu mürettebatın gözaltına alınması ve iletişimin kesilmesine dikkat çekti.
Sendika, Atina’nın rolünü de tartışmaya açtı. “Yunan hükümetinin çok büyük sorumluluğu var. Sadece filoya katılan Yunanları korumadığı için değil, önceki hükümetler gibi o da katil İsrail devleti ile stratejik ilişkilerini sürdürdüğü için” dedi. Metinde, Avrupa Birliği (AB) ve NATO ile kurulan çizginin “işgali ve suçları desteklediği”, bunun da “soykırıma ortak olmak” anlamına geldiği savunuldu.
ENEDEO, tüm üyelerinin Küresel Sumud Filosu’na dönük müdahaleyi kınamak amacıyla iş bırakacağını duyurdu. Limanda tansiyon yüksekti. Dayanışma çağrıları yaygınlaştı.
Varşova’da gözaltılar, Bangladeş’ten diplomatik tepki
Polonya’da ise başkent Varşova’da yüzlerce kişi Dışişleri Bakanlığı önünde bir araya gelerek konvoyun hedef alınmasını protesto etti. Gösteriye, Polonya’daki Gazze Küresel Hareketi öncülük etti; filoda bulunan Polonyalılar dahil tüm katılımcılara destek mesajları gönderildi ve ülkenin İsrail ile tüm bağlantılarını sonlandırması talep edildi.
Gerilim kısa sürede yükseldi. Bir grup, bakanlık binasının camını kırıp kırmızı boya döktü; polis müdahale etti. Güvenlik güçleri, 2 kişiyi gözaltına aldı. Ulusal medya, kalabalığın daha sonra kent merkezinde yürüyüşe geçtiğini ve ülke genelinde 20 şehirde eş zamanlı destek eylemleri düzenlendiğini aktardı.
Bir başka tepki ise Güney Asya’dan geldi. Bangladeş Dışişleri Bakanlığı, deniz konvoyuna yönelik hamleyi kınadı ve “uluslararası hukukun açıkça ihlali” olarak niteledi. Açıklamada, yasa dışı şekilde alıkonulan tüm insani yardım çalışanları ile aktivistlerin “derhal ve koşulsuz” serbest bırakılması istendi; Tel Aviv yönetimine Gazze ve Batı Şeria’daki “yasa dışı işgalini” sonlandırma, uluslararası insancıl hukuka uyma ve ablukayı kaldırma çağrısı yapıldı.
Protestolarda atılan sloganlar kadar, yardım ihtiyacının aciliyeti de ön plana çıktı. Kalabalıkların kararlılığı dikkat çekti.
Küresel Sumud Filosu, 1 Ekim akşamı Gazze açıklarına yaklaştı. Ardından askeri unsurlar, çok sayıda tekne ve gemiyi “yasa dışı” biçimde ele geçirerek yüzlerce yolcuyu alıkoydu. Bu deniz girişimi, şimdiye dek Gazze’ye toplu şekilde yardım ulaştırmak için yola çıkan en büyük konvoy olarak anılıyor.





