Hindistan’da Karısını Diri Diri Yakan Adam İdam Cezasına Çarptırıldı

Hindistan’da, eşini diri diri yakarak öldüren bir adam, emsal teşkil edecek bir kararla idam cezasına çarptırıldı. Bu karar, ülkede kadına yönelik şiddete karşı verilen önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Lakshmi, hayattayken verdiği ifadelerde, eşi Kishandas’ın ten rengi nedeniyle sürekli olarak kendisiyle alay ettiğini belirtmişti. Bu acımasız cinayet, Udaipur Bölge Yargıcı Rahul Choudhary tarafından “nadirin de nadiri” olarak nitelendirilerek, “tamamen bir insanlık suçu” olarak değerlendirildi ve Kishandas’a idam cezası verildi. Ancak Kishandas’ın avukatı, müvekkilinin masum olduğunu savunarak karara itiraz edeceğini açıkladı.
Olayın Detayları ve Mahkeme Süreci
BBC’nin incelediği mahkeme kayıtlarına göre, Lakshmi’ye yönelik saldırı 24 Haziran 2017 tarihinde gerçekleşti. Lakshmi, ölümünden önce polise, doktorlara ve bir icra hakimine verdiği ifadelerde yaşadıklarını detaylı bir şekilde anlattı. Bu ifadeler, mahkeme kararında önemli bir rol oynadı.
“Koyu Tenli Olduğun İçin Sürekli Alay Ediyordu”
Lakshmi, eşi Kishandas’ın kendisine sürekli olarak “kali” (korkunçluğuyla bilinen bir tanrıça, aynı zamanda siyah anlamına gelir) diyerek hakaret ettiğini ve 2016’daki evliliklerinden bu yana bedeniyle ilgili büyük bir utanç duyduğunu ifade etmişti. Cinayet gecesi Kishandas, eşine cildini beyazlatacağını iddia ettiği bir sıvı vermiş, ardından da alev alan bir tütsü çubuğuyla saldırmıştı. Lakshmi’nin vücudu yanmaya başlayınca, Kishandas kalan sıvıyı üzerine dökerek olay yerinden kaçmıştı. Ailesi tarafından hastaneye kaldırılan Lakshmi, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti.
Mahkeme Kararı: İnsanlığa Karşı İşlenmiş Bir Suç
Hakim Choudhary, bu vahşi suçun sadece Lakshmi’ye karşı değil, aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğunu vurguladı. Kararda, “Sağlıklı ve medeni bir toplumda hayal bile edilemeyecek, insanlığın vicdanını sarsan bir suç” ifadelerine yer verildi. Cumhuriyet Savcısı Dinesh Paliwal ise kararı tarihi olarak nitelendirerek, bu kararın toplumdaki diğer insanlar için bir ders olmasını umduğunu belirtti. Savcı Paliwal, idam cezasının onaylanması için kararı yüksek mahkemeye ilettiğini, ancak hükümlünün temyiz için 30 günü olduğunu da sözlerine ekledi. Kishandas’ın avukatı Surendra Kumar Menariya ise Lakshmi’nin ölümünün kaza sonucu olduğunu ve müvekkiline karşı hiçbir kanıt bulunmadığını savundu.
Hindistan’da Ten Rengi Ayrımcılığı ve Kadın Cinayetleri
Udaipur mahkemesinin kararı, Hindistan’da açık tene olan sağlıksız düşkünlüğü bir kez daha gündeme getirdi. Koyu tenli kadınlar, Hindistan’da hala ayrımcılığa maruz kalıyor ve aşağılayıcı isimlerle anılıyorlar. Cilt beyazlatıcı ürünler ise milyarlarca dolarlık bir endüstri haline gelmiş durumda. Evlilik ilanlarında ten rengi neredeyse her zaman belirtiliyor ve açık tenli gelinlere daha fazla talep oluyor. Geçmişte, BBC, koyu tenli oldukları için kocaları tarafından alay konusu olan kadınların intihar vakalarını da bildirmişti. Aktivistler, ten rengi ayrımcılığına karşı mücadele etmeye devam ediyor, ancak kökleşmiş önyargılarla başa çıkmanın kolay olmadığını belirtiyorlar. Bu durum değişene kadar, bu tür ayrımcı tutumlar hayatları mahvetmeye devam edecek. Hindistan’da karısını diri diri yakan adam, aldığı idam cezasıyla emsal bir karar niteliği taşıyor.





