Gazze ateşkesi sonrası Ankara’dan peş peşe destek ve teşekkür

Mısır’da yürütülen görüşmelerin ardından Gazze’de sağlanan ateşkes, Ankara’da art arda gelen açıklamalarla karşılık buldu. Dışişleri Bakanlığı memnuniyet mesajı yayımlarken, iktidar kanadından isimler hem süreçteki çabalara hem de Recep Tayyip Erdoğan’ın rolüne vurgu yaptı. Aylardır süren yıkımın ardından gelen bu soluk, kamuoyunda derin bir nefes aldırdı. Sosyal medyada paylaşılan mesajların tonu, hem sarsıntıyı hem de umut arayışını yansıtıyordu.
Ankara’dan ortak mesaj: Yardım ve kalıcı çözüm
Dışişleri Bakanlığı, ilk değerlendirmesinde ateşkesi olumlu karşıladığını duyurdu: “Gazze’de ateşkes sağlanmasını memnuniyetle karşılıyor, bu ateşkesin 2 yıldır devam eden soykırımı sona erdirmesini temenni ediyoruz. Varılan ateşkes anlaşmasının tam olarak uygulanmasını bekliyoruz.” Açıklamada, insani felaketle boğuşan kente yardımların kesintisiz ulaştırılmasının ve yeniden imar çalışmalarının gecikmeden başlamasının altı çizildi. Türkiye’nin bölgeye yoğun insani destek sağlamayı sürdüreceği belirtildi. Orta Doğu’da kalıcı barış için adil bir çözümün şart olduğu vurgulandı; bu ivmenin 2 devletli formüle kapı aralamasına dair beklenti dile getirildi. Ayrıca Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuk katkıları takdir edildi ve anlaşmanın uygulanma aşamalarında desteğin süreceği not edildi.
Burhanettin Duran, müzakerelerin uzlaşmayla sonuçlanmasını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, anlaşmanın ilk safhasına ulaşılmasında rol alan tüm arabulucu aktörlerin gayretini övdü. Duran’ın mesajı, masadaki çabanın görünür kılınmasına verdiği önemi ortaya koydu. Bu ifadeler, sahadan gelen acı haberlerin gölgesinde bir nebze umut taşıdı. Kimi paylaşımlarda sevinçle hüzün bir arada dile getirildi.
Erdoğan’a teşekkür ve arabuluculara atıf
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, ateşkesin Gazze’deki katliamların durması ve yardımların ulaşması bakımından kritik bir eşik olduğunu söyledi. Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı: “ABD Başkanı Sayın Trump’ın barış planı ve barışın sağlanmasına dönük siyasi iradesi bu olumlu pencerenin açılmasına imkan verdi. Kardeş ülkeler Katar ve Mısır’ın değerli çabaları bu sonuca ulaşılmasına büyük destek vermiştir.” Çelik, Erdoğan’ın ateşkes ve kalıcı barış için kesintisiz bir tempo ile çalıştığını, kimi anlarda “insanlık ittifakı” adına sorumluluğu tek başına omuzladığını anlattı ve “Sayın Cumhurbaşkanımıza emeği ve adanmışlığı için şükranlarımızı sunuyoruz.” sözleriyle teşekkürünü yineledi. Mesajının sonunda, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin devleti hedefini teyit etti.
Ali Yerlikaya, ateşkesin yüreklere su serpmesi gerektiğini belirterek kısa ama çarpıcı bir cümleye dikkat çekti: “Barışın kaybedeni olmaz.” İçişleri Bakanı, silahların susması, çocukların korunması ve gözyaşlarının dinmesi için Türkiye’nin Erdoğan’ın liderliğinde Filistinlilerin yanında duracağını ifade etti. Paylaşımındaki dilekler, yıkımın ortasında yaşamı savunan bir çağrı olarak öne çıktı. Kimi kullanıcıların duygularını dualarla ifade etmesi, ekranda derin bir yankı buldu.
Ömer Bolat, uzun süren zulmün ardından gelen ateşkesin “insanlığın vicdanında yankı bulan bir umut ışığı” yarattığını söyledi; bu süreçte Erdoğan’ın adalet merkezli duruşuna dikkat çekti. Türkiye’nin mazlumun yanında “ön saflarda” yer aldığını vurgulayan Bolat, yardımların kesintisiz akması ve Gazze’nin tekrar ayağa kaldırılması temennisinde bulundu. Ardından şu cümleyi paylaştı: “Mazlumun duası arşa çıkar; biz inanıyoruz ki, zalimin zulmüyle değil, adaletin nuru ile dünya aydınlanacaktır.”
Abdulkadir Uraloğlu ise kararın sevindirici olduğunu belirterek, bölgede barış ve huzurun yeniden filizlenmesi dileğinde bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı, “1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti mutlaka kurulacak” hedefini hatırlattı ve o güne dek mücadelenin süreceğini kaydetti. Kısa cümlelerle kurduğu mesaj, kalıcı çözüm arayışına yönelen iradeyi pekiştirdi.
Ateşkes, yaraları tamamen sarmaya yetmeyecek, ancak yeni bir başlangıcın mümkün olduğunu söylüyor. Silahların kalıcı biçimde susması ve adil barışın kurulması, bölgede yitirilen hayatlara geç kalan bir vefa olacak.





