Avrupa’dan İsrail’in Nasır Hastanesi’ne Yönelik Saldırıya Kınama ve Sert Tepkiler

İsrail’in Gazze’deki Nasır Hastanesi’ne düzenlediği ve çok sayıda sivil ile gazetecinin hayatını kaybetmesine neden olan saldırı, Avrupa’dan sert tepkilerle karşılandı. Saldırı, uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı ve İsrail’e yönelik eleştirilerin dozunu artırdı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile yaptığı telefon görüşmesinde Gazze’deki durumu değerlendirdi. Macron, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Bir nüfusu açlığa mahkum etmek derhal durdurulması gereken bir suçtur.” ifadelerini kullandı ve İsrail’in Nasır Hastanesi saldırısını kınadı. Gazetecilerin ve sivillerin korunması gerektiğini vurguladı.
Macron, İsrail’i uluslararası hukuka saygı göstermeye çağırdı ve kalıcı ateşkes çağrısını yineledi. Ayrıca, İsrail-Filistin meselesinde iki devletli çözüme ilişkin 22 Eylül’de New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) konferansı için Katar ile yakın iş birliği içinde olduklarını belirtti.
İngiltere ve İsveç’ten de Sert Eleştiriler
İngiltere Dışişleri Bakanı Lammy, İsrail’in Nasır Hastanesi’ne yönelik saldırısından duyduğu dehşeti dile getirdi. Sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, sivillerin, sağlık çalışanlarının ve gazetecilerin korunması gerektiğini vurgulayarak acil ateşkes çağrısında bulundu.
İsveç ise saldırıda İsveç devlet radyosu SR’nin muhabiri Baraa Lafi’nin yaralanması üzerine sert tepki gösterdi. İsveç hükümeti, gazetecilerin ve sağlık görevlilerinin görev başında saldırıya uğramasının kabul edilemez olduğunu vurguladı ve İsrail’den Gazze’de görev yapan gazetecilerin güvenliğinin sağlanmasını talep etti.
BM’den Kınama ve Soruşturma Çağrısı
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de İsrail’in Nasır Hastanesi’ne yönelik saldırısını şiddetle kınadı. Sözcüsü Stephane Dujarric aracılığıyla yaptığı açıklamada, ölenler arasında sivillerin, sağlık personelinin ve gazetecilerin bulunduğunu belirtti. Guterres, bu saldırının sağlık personeli ve gazetecilerin çatışma ortamında karşılaştıkları riskleri bir kez daha gözler önüne serdiğini vurguladı.
Genel Sekreter, saldırının derhal ve tarafsız bir şekilde soruşturulması çağrısında bulundu ve Gazze’de derhal ve kalıcı bir ateşkesin sağlanması gerektiğini yineledi. Ayrıca, Gazze’ye sınırsız insani yardım erişimi ve tüm rehinelerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
AB’den Tepki ve Çağrı
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu üyesi Hadja Lahbib de İsrail’in Nasır Hastanesi’ne yönelik saldırısına tepki gösterdi. Saldırıda gazeteciler de dahil olmak üzere birçok sivilin hayatını kaybettiğini üzüntüyle öğrendiğini belirten Lahbib, İsrail’i Gazze’de olup biteni dünyaya duyurmaya çalışanların öldürülmesine son vermeye çağırdı. Lahbib, gazetecilerin, doktorların ve kurtarma görevlilerinin her zaman korunması gerektiğini vurguladı.
BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nden (UNOCHA) Olga Cherevko, saldırının kesinlikle korkunç olduğunu belirterek, Nasır Hastanesi’nin daha önce de benzer saldırılara maruz kaldığını hatırlattı. Cherevko, hastanede yaşananların akıl almaz olduğunu ifade etti.
BM Raportörü’nden Soykırım Anıtı Çağrısı
Birleşmiş Milletler (BM) Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Nasır Hastanesi’ne düzenlediği saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, bu tür sahnelerin Gazze’de her an yaşandığını ve çoğu zaman belgelenmeden kaldığını belirtti. Albanese, ülkelere bu katliamı durdurmak için harekete geçme çağrısında bulundu ve Gazze’ye yönelik ablukanın kırılması, İsrail’e yönelik silah ambargosu ve yaptırımlar uygulanması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, saldırıda ölen gazeteciye ait kameranın, İsrail’in Gazze’deki soykırımının anısına inşa edilecek bir Soykırım Anıtı’nda sergilenmesi gerektiğini ifade etti. İsrail’in Nasır Hastanesi saldırısı uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor.





