Almanya’dan 35 yıl sonra ilk savaş uyarısı: 10 günlük stok çağrısı

Almanya, 35 yıl sonra ilk kez savaş olasılığını resmi kılavuzuna dahil etti. Federal Sivil Koruma ve Afet Yardım Dairesi (BBK), doğal afetler ve toplumsal olayların yanı sıra, önümüzdeki 10 yıl içinde savaşın da hesaba katılması gereken bir felaket türü olduğunu bildirdi. Daire, hanelere en az 3-10 gün yetecek gıda ve su stoğu tavsiye ediyor. Endişe duyanların sayısı az değil. Yine de bu uyarı, paniğe değil planlamaya çağrı niteliği taşıyor.
BBK Başkanı Ralph Tiesler, hazırlığın hayat kurtardığını vurguladı; önceden tedbir almanın çoğu zaman en etkili yol olduğunu söyledi. Toplumda belirsizlik hissi büyürken, basit önlemlerle evlerin dayanıklılığını artırma fikri karşılık buluyor.
Yeni rehber ve ev içi tedarik planı
Güncellenen, 36 sayfalık “Krize ve Felaketlere Hazırlık” kılavuzu; dezenformasyonu ayırt etme yollarından patlama veya saldırı anında sığınak bulmaya, korkuyla baş etme stratejilerinden pratik iletişim yöntemlerine kadar geniş bir başlık seti sunuyor. Kısa süreli karanlığa da hazır olmak gerekiyor. Rehber, 1990’dan bu yana yayımlanan kılavuzlarda yer almayan savaş senaryosunu ilk kez açık biçimde ele alıyor.
Daire, gıda için “yaşayan stok” yaklaşımını öneriyor: Konserve ve kuru ürünler günlük döngüye dahil edilip düzenli yenilenmeli. Dört kişilik bir aile için 10 günlük tedarik, yaklaşık 200-300 Euroya, yani 12-15 bin TL seviyesine karşılık geliyor. Tiesler’in pratik önerisi basit: “Bir dahaki alışverişte makarna veya konserve gibi bir iki ürünü fazla alın. Bunu birkaç kez yaparsanız günlerce yetecek bir stoğunuz olur.” Küçük fakat işleyen adımlar, birçok aile için daha uygulanabilir görünüyor.
BBK, elektrik kesintisi ve iletişim kopukluklarına karşı güneş panelli ya da elle şarj edilebilen el feneri, pilli radyo ve küçük ocak gibi ekipmanların evde bulunmasını da tavsiye ediyor. Bu yüzden daire, hazırlığı bir korku çağrısı değil, dayanıklılık planı olarak anlatıyor.
Avrupa güvenliğinde artan baskı
Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaş 4. yılına yaklaşırken, Avrupa güvenliğine dönük tehdit algısı sertleşti. Kılavuzda artık siber saldırılar, sabotajlar ve savaş gibi hibrit riskler de özel başlıklarla işleniyor. Kimliği belirsiz, Rusya’ya atfedilen insansız hava araçlarının havalimanlarında oluşturduğu aksamalar, Rus hackerların sistemleri felç etmesi ve Rus uçaklarının Avrupa hava sahasını ihlali, metinde aktarılan genel çerçevenin temelini oluşturuyor. Okur, satır aralarında giderek daralan güvenlik şemsiyesinin ağırlığını hissediyor.
Bu iklimde Avrupa orduları SAFE fonu çatısı altında donatılırken, Almanya’da zorunlu askerlik tartışması yeniden gündeme taşındı. Almanya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Martin Jäger, “Artık hedefteyiz. Rahatlamak gibi bir lüksümüz yok” diyerek uyardı. Sözleri, sokaktaki insanın zihnindeki soruları daha da görünür kıldı.
BBK, her hanenin kendi koşullarına göre plan yapması gerektiğini özellikle hatırlatıyor. “Acil durum hazırlığı için sabit bir kural yok. Herkes kendi imkanına göre karar vermeli” diyen Tiesler, tek bir reçetenin bulunmadığını belirtiyor. Kurumun anketine göre Almanların %53ü henüz hiçbir hazırlığa başlamamış durumda. “Dünyada endişe verici bir dönemden geçiyoruz. Korkan, kafası karışan insanlara rehberlik etmek istiyoruz” sözleri, kılavuzun tonunu özetliyor. Kaygı büyüyor; ancak soğukkanlı bir plan, belirsizliği taşımanın en sakin yolu gibi görünüyor.





