Almanya’da askerlikte ‘İsveç modeli’: Zorunluluk tartışması büyüyor

Almanya, yıllar sonra yeniden gençlerin orduya katılımını belirleyecek düzenlemeyi konuşuyor. Savunma Bakanı Boris Pistorius tarafından hazırlanan “Askerlik Hizmetinin Modernizasyonu” başlıklı metin Federal Meclis’te görüşülmeye başladı ve siyasi dengeyi yerinden oynattı. Toplumda belirsizlik duygusu dikkat çekiyor.
Hükümet ortakları içindeki görüş ayrılıkları da netleşmiş durumda. SPD ile CDU/CSU cephesi, kapsamı ve yöntemi konusunda farklı çizgilerde duruyor. Bu başlık, yıllar sonra zorunlu hizmet polemiğini yeniden gündemin merkezine taşıdı. Tartışma büyüyor.
Tasarı ne getiriyor?
Metin, ilk etapta gönüllülük temelinde ordu mevcudunu artırmayı hedefliyor ve askere alımda İsveç modeline yaslanıyor. Buna göre, 18 yaşına gelen tüm erkekler internet üzerinden bir hazırlık beyanı doldurarak sağlık durumları ve uygunluklarına ilişkin bilgi verecek. Kadınlar için zorunluluk öngörülmüyor; ancak isteyenler formu isteğe bağlı doldurup hizmete katılabilecek. Kısa ama kritik bir adım.
Muhalefetteki CDU/CSU, gönüllü sayısı yetersiz kalırsa kura yöntemini devreye sokan Danimarka modelini savunuyor. SPD ise zorunlu kura uygulamasını hukuki ve toplumsal bakımdan sorunlu görerek karşı çıkıyor. Bu çekişme yalnızca teknik bir ayrışma değil; siyasi tansiyonu da yükseltiyor. Birçok aile süreci endişe ve merakla izliyor.
Pistorius, “Bir yaş grubundaki tüm erkekleri tekrar muayeneye tabi tutarsak ve askerlik yapabilecek tüm kişilerin verilerini toplarsak, bu Rusya’da da fark edilecektir. Başka bir deyişle: Bu da caydırıcı bir önlemdir.” dedi. Ayrıca kimin hizmete hazır olup olmadığını bilmenin planlama açısından hayati olduğunu vurguladı.
Bakan, düzenlemenin ülkenin güvenliği için kritik önemde olduğunu belirterek yürürlük tarihini 1 Ocak 2026 olarak hedefliyor. Gençlerin aklındaki soruların çoğalması, tartışmanın sahada da hissedildiğini gösteriyor.
Almanya’da zorunlu hizmet, 2011’de askıya alınmıştı. Ancak Anayasa uyarınca, önlenmesi gereken bir savunma durumu ortaya çıkarsa bu yükümlülük derhal yeniden uygulamaya konulabiliyor. Hukuki zemin yerinde duruyor.
Planlar uzun vadeli. Ordu mevcudunun 2035’e kadar 260 bine, yedek gücün ise 200 bine çıkarılması amaçlanıyor. Bu kez tartışma sadece hukuk değil, duygulara da dokunuyor.





