Eşref Rüya’nın Cannes yolculuğu: MIPCOM 2025’te büyük ilgi

Croisette’te açık yeşil 1969 model bir Cadillac, palmiyelerin arasından sessizce ilerledi; objektifler tek bir yapımın etrafında toplandı: Eşref Rüya. Kalabalık nefesini tuttu. O anda, Türkiye’den yükselen bir hikâye Akdeniz’e doğru yeniden yelken açtı.
Kanal D’nin fenomen projesi, başroller Çağatay Ulusoy ve Demet Özdemir ile birlikte televizyon ve sinema dünyasının buluşma noktası MIPCOM 2025’te küresel ziyaretçilerin karşısına çıktı. Salonlarda meraklı bakışlar dolaştı, fuar alanında sohbetler uzadı. Heyecan, ekipte de, izleyicide de hissedildi.
Demirören Medya TV Grup Başkanı Murat Yancı, bu yılki yol haritasını güçlü bir dille anlattı. “Kanal D bu sene yine çok iddialı. Uzak Şehir, Eşref Rüya, Arka Sokaklar ve yeni bir dizimiz daha var; Güller ve Günahlar.” Yancı, setten salona uzanan emeğe de ayrı bir parantez açtı ve başroller için kısa ama coşkulu bir cümle kurdu: “Harikasınız, dizi efsane… Her hafta ben de heyecanla bekliyorum.” Alkışlar yükseldi.
Croisette’te bir Türkiye hikâyesi
Dünyanın dört bir yanından gelen yıldızlarla dolu Cannes, bu kez Eşref Rüya ekibini ağırladı. Direksiyonda Çağatay Ulusoy, yanında Demet Özdemir… Açık tavanlı klasik Cadillac, bulvar boyunca ağır ağır aktı. Fotoğraf makineleri peşi sıra patladı, telefonlar havaya kalktı. O anın enerjisi sokağa taştı.
İkilinin canlandırdığı Eşref Tek ve Nisan, yapımın ruhunu yansıtan özel bir çekim için kameraya döndü. Kısa bir an sessizlik oldu. Sonra kalabalık coşkuyla yeniden hareketlendi.
Çağatay Ulusoy, ilk Cannes deneyimini duygularına yaslayarak anlattı: “Benim ilk defa Cannes’a gelişim. Elbette dizilerimizin yurt dışına satışı önemli ama ben biraz daha duygusal bakıyorum. Bu sadece bir dizi satışı değil, bir kültür tanıtımı, bir insan tanıtımı. Dolayısıyla biz burada aslında ağlarımızı güçlendirmek için geldik. Umarım bizim hissettiklerimizi seyirciler de hisseder.” Sözleri kalabalıkta karşılık buldu.
Demet Özdemir de ilk kez burada. Yoğun set temposunun ardından nefes almanın kıymetini vurguladı; başka ülkelerden gelen profesyonellerle tanışmanın kendisine iyi geldiğini anlattı. “Benim için çok heyecan verici. Çünkü biz çok uzun saatler ve yoğun tempoda çalışıyoruz. Burada nefes almak, başka insanlarla tanışmak ve onlara dizimizi anlatmak benim için çok kıymetli.” Özdemir, Nisan için de özel bir parantez açtı: Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan, hayalleri olan bir kadın. Bazen hayat planları bozuyor. İzleyici bu uzun yolculuğa tanıklık edecek. Bu sözler birçok kadında karşılık buldu.
Eşref Rüya sınırların ötesinde
Yapım cephesi de yüzü gülerek sahnede. Timur Savcı, gördükleri ilgiyi gururla anlatırken kısa bir cümleyle niyeti özetledi: “Eşref Rüya dünyaya açılıyor.” Ardından Orta Doğu, Güney Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika pazarlarına uzanan lisans planlarından söz edildi. Fuarda hissedilen merak, standın etrafındaki kalabalığı büyüttü. Gözlerde umut vardı.
Burak Sağyaşar, başarının arka planını hatırlattı: 2 sene boyunca titizlikle çalışılan bir proje, güçlü bir kanal desteği, uyum içindeki bir ekip. Tesadüfe yer bırakmayan bir hazırlık. Emeğin karşılık bulması, sette motivasyonu artırdı.
Yönetmen Uluç Bayraktar, Cannes’daki alakanın ekibi motive ettiğini söyledi; çalışmayı çok sevdiklerini, bu yankının onlara güç verdiğini dile getirdi. Kısa ama samimi bir değerlendirme. Ekipte gurur anları yaşandı.
Romantizm, aksiyon ve dramı buluşturan Eşref Rüya, güçlü karakter inşası ve sinematografik diliyle yabancı yayıncıların gündemine girdi. Anlatı evrildikçe yeni kapılar aralanıyor. Satış anlaşmaları için imzalar peş peşe geliyor.
MIPCOM 2025 programı 16 Ekim Perşembe gününe dek sürecek. Kısacası, bu yolculuk yalnızca bir tanıtım turu değil; ekrandan dünyaya uzanan bir bağın tazelediği bir umut hikâyesi.





