Aşk ve Gözyaşı Dizisi: Ekranların Yeni Draması Hakkında Merak Edilenler

Aşk ve Gözyaşı, boşanmanın eşiğindeki Meyra ve Selim‘in kalpleri ısıtan; gözyaşı, mizah ve umutla örülü ikinci şans yolculuğunu ekrana taşıyor. Güney Kore’nin popüler dizisi Queen of Tears‘tan ilham alan yapım, sıradan aşk öykülerinin ötesine geçerek ilişkilerin kırılganlığını ve yeniden kurulan bağların gücünü anlatıyor.
Konusu: İkinci Şansa Yürüyen Bir Hikâye
Masalsı bir başlangıçla yola çıkan Selim ve Meyra‘nın evliliği zamanla çıkmaza girer. Hayatın beklenmedik cilvesi onları yeniden aynı masada buluşturduğunda, kâğıt üzerinde bitmiş bir ilişkinin ötesinde, sevginin, saygının ve güvenin sınırlarını yeniden keşfetmek zorunda kalırlar. Gurur, geçmişin açtığı yaralar ve geleceğe dair endişelerle örülü bu yüzleşme, ikiliyi aşkın gerçek yüzüyle baş başa bırakır.
Aşk ve Gözyaşı, büyük laf etmektense küçük anların etkisine yaslanarak, ikinci bir şansın bedelini ve kıymetini içten bir dille işler; izleyiciyi romantizmin yanı sıra hayatın pratik gerçekleriyle de yüzleştirir.
Yıldızlarla Güçlenen Kadro
Yönetmen koltuğunda Engin Erden‘in oturduğu, senaryosunu Dilara Pamuk‘un kaleme aldığı yapımda; Barış Arduç Selim Keskin‘e, Hande Erçel ise Meyra Aksel Keskin‘e hayat veriyor. Kadroda ayrıca Berk Cankat, Senan Kara, Şenay Gürler, Feri Baycu Güler ve Sanem Çelik gibi deneyimli isimler de önemli rolleri üstleniyor.
Güçlü oyunculuklar ve titiz prodüksiyon yaklaşımı, hikâyenin duygusal tonunu destekleyerek izleyiciye sıcak, inandırıcı ve akıcı bir dünya kuruyor.
Karakter Derinliği ve Aile Temaları
Selim‘in geçmişiyle geleceği arasında sıkışıp kalışı ve Meyra‘nın değişimle yoğrulan dimdik duruşu, anlatının merkezine yerleşiyor. Meyra‘nın annesi Zuhal ile Selim‘in annesi Menekşe ise aile dinamiklerini, kadın dayanışmasını ve kuşaklar arası çatışmaları görünür kılarak hikâyeye katman ekliyor.
Aşk ve Gözyaşı, sadakat, güven ve affetme temalarını iç içe geçirirken, izleyiciye şu soruyu sorduruyor: İkinci bir şans gerçekten mümkün mü? Queen of Tears‘ın global yankısını yerel bir duyuşla buluşturan dizi, umut ve umutsuzluk arasında salınan duygusal bir yolculuk vaat ediyor.





