Kimdir? Gazeteci Hrant Dink suikastının üzerinden 19 yıl geçti

Türkiye basın tarihinin önemli isimlerinden biri olan Hrant Dink, 2007 yılında gerçekleştirilen suikast neticesinde yaşamını yitirdi. Agos Gazetesi’nin kurucusu ve genel yayın yönetmeni olan Dink, Türkiye’deki Ermeni toplumunun sorunlarını dile getirmesinin yanı sıra toplumsal barışa yönelik söylemleriyle de tanınıyordu. Aradan geçen uzun süreye rağmen Hrant Dink, adalet ve ifade özgürlüğü arayışının sembol isimlerinden biri olarak anılmaya devam ediyor.
Hrant Dink’in yaşamı ve eğitim yılları
Hrant Dink, 15 Eylül 1954 tarihinde Malatya’da dünyaya geldi. Henüz beş yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşen Dink, anne ve babasının ayrılmasının ardından kardeşleriyle birlikte Gedikpaşa’da bulunan Ermeni yetimhanelerinde büyüdü. Eğitim hayatını hem Ermeni hem de Türk okullarında sürdüren Dink, İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’nde zooloji eğitimi aldıktan sonra felsefe bölümünde de öğrenim gördü. Üniversite yıllarında sol siyasi hareketler içerisinde yer alan Dink, bu dönemde kimliği ve fikirleri nedeniyle çeşitli zorluklarla karşılaştı.
Hrant Dink, 1996 yılında eşi Rakel Dink ve arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’nin ilk Türkçe-Ermenice gazetesi olan Agos’u yayın hayatına başlattı. Agos’un temel amacı, Ermeni toplumunun kültürel zenginliğini tanıtmak ve demokratikleşme sürecine katkı sunmaktı. Yazılarında azınlık hakları ve ifade özgürlüğü konularını cesurca işleyen Dink, bu tutumu nedeniyle pek çok kez yargılandı. Özellikle Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi kapsamında açılan davalar ve aldığı hapis cezaları o dönemde geniş tartışmalara yol açtı.
Suikast süreci ve yargı aşaması

Dink, 2004 yılında yayımlanan bir haberin ardından hedef gösterilmeye başlandı ve çeşitli tehditler aldı. 19 Ocak 2007 tarihinde, İstanbul Şişli’de bulunan Agos Gazetesi binası önünde, 17 yaşındaki Ogün Samast tarafından düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Cinayetin ardından başlatılan hukuki süreçte, olayın sadece bireysel bir eylem olmadığı, örgütlü bir yapı tarafından planlandığı iddia edildi. Kamu görevlilerinin ihmali olduğuna dair tartışmalar yıllarca sürerken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye’yi Dink’in yaşam hakkını koruyamadığı gerekçesiyle mahkum etti.
Hrant Dink’in cenaze töreninde on binlerce kişi bir araya gelerek barış ve kardeşlik mesajları verdi. Her yıl 19 Ocak’ta cinayetin işlendiği yer olan Sebat Apartmanı önünde anma törenleri düzenlenmeye devam ediyor. Hrant Dink Vakfı tarafından yürütülen projelerle sanat, kültür ve azınlık hakları alanındaki çalışmaları sürdürülürken, Dink’in mirası Türkiye’deki demokratikleşme mücadelesinde önemli bir referans noktası olmayı sürdürüyor.




